Mirasın reddi veya resmi tasfiyesi hallerinde, takip durur. Mirasın kabulüne kadar terekeye karşı takip yapılamaz.
Borçlunun tutuklanması veya hükümlü olması, takibin yürütülmesine engel teşkil etmez. Ancak, gerekli tebligat yapılır.
(Ek – 18/2/1965-538/26 md.)
Askerlik hizmetinin devamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar hariç) aleyhine takipte, icra memuru, bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyenler hakkında takibe devam olunur.
Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.
6 – Borçlunun ağır hastalığı halinde:
Borçlunun ağır hastalığı, takibin yürütülmesini engellemez.
Tatil ve talik halleri, kanuni müddetlerin işlemesini durdurmaz.
İcra işlemlerinde yapılacak tebligatlar, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Takip talebi, icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılır. Talepte alacaklı ve borçluya ilişkin bilgiler, alacağın miktarı, dayanağı ve faiz gibi hususlar belirtilir.
Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, takip talebinde bulunurken gerekli masraf ve harçları peşin olarak ödemek zorundadır. Masraflar sonradan borçludan tahsil edilir.
İcra müdürü, takip talebini aldıktan sonra borçluya bir ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde; alacağın miktarı, dayanağı, yedi gün içinde ödenmesi veya itiraz edilmesi gerektiği belirtilir.
Ödeme emri, borçluya Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, borca itiraz edebilir.
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine itiraz edebilir. İtiraz sebeplerini açıkça belirtmek zorundadır.
Borçlu; borcun tamamına, bir kısmına, faize veya fer'ilere itiraz edebilir. Yetki itirazı da bu süre içinde yapılır. İtirazda, itiraz sebeplerinin açıkça belirtilmesi gerekir.
İtiraz dilekçesinin bir sureti, alacaklıya tebliğ edilir.
Borçlu, kusuru olmaksızın süresinde itiraz edememişse, gecikmiş itirazda bulunabilir. Gecikmiş itiraz, icra mahkemesine yapılır ve mahkeme, durumu inceleyerek kabul veya red kararı verir.
İtiraz edilmesi halinde takip durur. Alacaklı, itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurabileceği gibi, mahkemeye de başvurabilir.
Borçlunun itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamak isteyen alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini talep edebilir. Mahkeme, itirazın haksızlığına karar verirse, borçlunun itiraz ettiği miktar üzerinden %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine de karar verir.
Borçlunun itirazı, imzası ikrar edilmiş bir senede dayanıyorsa, icra mahkemesi itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verir. Ayrıca, borçlu %20 tazminata mahkum edilir.
(Ek: 18/2/1965-538/39 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/17 md.) Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan izahat alır.
Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir.
Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mükayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.
İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
(Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır.
(Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza kalkar.
Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.
(Ek: 6/6/1985-3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[31]
(Ek: 9/11/1988-3494/4 md.)
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18 md.) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir.
Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar. Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır. Bu hüküm bu Kanunun 150/a maddesinin söz konusu olduğu hallerde de aynen uygulanır.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/18 md.) Krediyi kullanan tarafın kredi hesabının kesilmesine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarname içeriğine itiraz etmiş olması, kredi hesabının kesilmesi ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşmiş bulunan faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap özetlerinin muhtevasına itiraz edilmemiş olmasının sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, önceki dönemlere ilişkin kesinleşmiş hesap özetleri hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
Borçlu, borcu olmadığına veya borcun itfa edildiğine dair elinde bir belge varsa itirazının kaldırılması duruşmasında bu belgeyi ibraz etmelidir. Aksi takdirde itiraz kaldırılır ve takip devam eder.
İtiraz, imzası inkar edilmiş bir senede dayanıyorsa, icra mahkemesi itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verebilir. Bu halde alacaklı, mahkemeye başvurarak alacağını ispat etmek zorundadır.
İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması veya reddi konusunda karar verir. Kararın tebliğinden itibaren belirli süreler içinde ilgili yollara başvurulabilir.
İcra mahkemesi, şartları varsa, takibin talikine (ertelenmesine) veya iptaline karar verebilir.
Borçlu, ödeme emrine itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olsa dahi, borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalmışsa, genel mahkemelerde menfi tespit veya istirdat davası açabilir.
Bazı kurum ve kuruluşlar hakkındaki takiplerde özel hükümler uygulanır.
Borçlu, kendisine ödeme emri tebliğ edilince, yedi gün içinde, kendisine ait mal, alacak ve hakları ile borcunu ödemeye yetecek miktarda mal cins ve miktarını icra dairesine bildirmek zorundadır.
Mal beyanı süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. Bu süre sonunda borçlu mal beyanında bulunmamışsa, haciz işlemleri başlar.
Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince bir aya kadar hafif hapis cezası ile tazyik olunabilir. Gerçeğe aykırı mal beyanında bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır.
Borçlu, mal beyanından sonra edindiği malları yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır.
Alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz talebinde bulunabilir. Bu süre içinde talep edilmeyen haciz, düşer ve yeniden takip yapılması gerekir.
Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez Politikası