Borcu üstlenen, borcu bütün fer`i hak ve borçlarıyla birlikte devralır. Eski borçlu, borcundan kurtulur. Ancak alacaklı, eski borçlunun sorumluluğunun devam etmesini şart koşabilir.
Bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya gazete ile ilan ettiği tarihten itibaren, malvarlığının veya işletmenin borçlarından sorumlu olur. Devreden, bu borçlardan devralanla birlikte iki yıl süreyle müteselsilen sorumlu kalır.
Bir işletmenin devri halinde, devralan işletmenin borçlarından sorumlu olur. Devreden, bu borçlardan iki yıl süreyle müteselsilen sorumlu kalır.
Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu alacaklıya karşı ifa etmeyi veya borçluyu borcundan kurtarmayı üstlenmiş olur. Bu sözleşme, alacaklıya karşı doğrudan bir hak vermez.
Mevcut bir borca, borçlunun yanında yer almak üzere yeni bir borçlu katılabilir. Bu durumda, alacaklıya karşı her iki borçlu müteselsilen sorumlu olur.
Borç, borçlanılan edimin ifasıyla sona erer. İfa, borcun konusuna uygun olarak, tam ve gereği gibi yapılmalıdır.
Alacaklı ile borçlu arasında yapılan bir sözleşme ile borç sona erdirilebilir. İbra, yazılı şekle tabi değildir. Ancak kısmi ibra da mümkündür.
Yeni bir borç kurularak eski borç sona erdirilebilir. Yenileme için tarafların yenileme iradesini açıkça belirtmeleri gerekir. Aksi halde, yeni borç eski borcun yanında varlığını sürdürür.
İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya konuları itibarıyla aynı türden malı birbirine borçlu oldukları takdirde, her biri alacağını borcu ile takas edebilir. Takas, taraflardan birinin tek taraflı irade açıklamasıyla gerçekleşir.
Takas için; borçların karşılıklı, aynı türden ve muaccel olması gerekir. Ayrıca, takası ileri süren tarafın karşı tarafa takas beyanında bulunması yeterlidir.
Zamanaşımına uğramış bir alacak, zamanaşımı gerçekleşmeden önce takas edilebilecek duruma gelmişse, takas edilebilir.
Borçlunun kusuru olmaksızın borcun ifası imkansızlaşırsa, borç sona erer.
Aynı borca ilişkin olarak alacaklı ve borçlu sıfatları aynı kişide birleşirse, borç sona erer. Ancak üçüncü kişilerin hakları saklıdır.
Zamanaşımı, borcu sona erdirmez; ancak borçlunun ifadan kaçınma hakkı (def`i) verir. Zamanaşımına uğramış borç ifa edilirse, geçerli bir ifadır.
Borçlunun ölümü, kural olarak borcu sona erdirmez. Borç, mirasçılara intikal eder. Ancak borç, borçlunun kişiliğine bağlı ise, ölümle sona erer.
Asıl borcun sona ermesiyle, kefalet, rehin ve faiz gibi fer`i haklar da sona erer. İşlemiş faizlerin ve ceza koşulunun talep edilmesi mümkündür.
Sürekli borç ilişkilerinde, taraflardan her biri haklı sebeplerin varlığı halinde, sözleşmeyi feshedebilir. Fesih, ileriye etkili olarak sonuç doğurur ve fesih anına kadarki edimler geçerliliğini korur.
Birden çok borçlu, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiklerini bildirirlerse, müteselsil borçluluk doğar. Kanunda öngörülen hallerde de müteselsil borçluluk söz konusu olur.
Alacaklı, müteselsil borçlulardan dilediğinden borcun tamamının veya bir kısmının ifasını talep edebilir. Borçlulardan birinin ifası, diğerlerini de borçtan kurtarır.
Müteselsil borçlulardan birinin ifası halinde, diğer borçlulara rücu hakkı doğar. Rücuda, aksi kararlaştırılmadıkça, borçlular eşit paylarla sorumlu olur.
Birden çok alacaklı, borçludan borcun tamamını talep etme hakkına sahip olmayı kabul ederlerse, müteselsil alacaklılık doğar. Borçlu, alacaklılardan herhangi birine ifada bulunarak borcundan kurtulur.
Sözleşmenin hüküm ifade etmesi bir şartın gerçekleşmesine bağlanmışsa, şart gerçekleşinceye kadar borcun ifası istenemez. Şart gerçekleşince, sözleşme hükümlerini doğurur.
Sözleşmenin hükümden düşmesi bir şartın gerçekleşmesine bağlanmışsa, şart gerçekleşince sözleşme sona erer.
Şart, gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan bir olaydır. Şartın gerçekleşmesi, aksi kararlaştırılmadıkça geçmişe etkili sonuç doğurmaz.
Temsil yetkisi, temsil olunanın temsilciye verdiği yetki belgesi (vekaletname) ile kurulur. Temsil yetkisinin kapsamı, vekaletnamede belirtilen işlemlerle sınırlıdır.
Temsil yetkisi, temsil olunan tarafından her zaman geri alınabilir. Ancak geri alma, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Taraflar, sözleşmenin tamamlayıcı hükümlerini serbestçe belirleyebilir. Bu hükümler, emredici hukuk kurallarına aykırı olamaz.
Bir sözleşme yapma vaadi (önsözleşme), ileride belirli bir sözleşmeyi yapma borcu doğurur. Önsözleşme, yapılması vaat edilen sözleşmenin şekline tabidir.
Bir sözleşmede, taraflardan biri, diğer tarafın bir üçüncü kişiye edimde bulunmasını kararlaştırabilir. Bu durumda üçüncü kişi, doğrudan borçludan ifayı talep edebilir.
Üçüncü kişi yararına yapılan sözleşmede, üçüncü kişiye doğrudan talep hakkı tanınmamışsa, sadece vaadettiren ifayı talep edebilir.
Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez Politikası