Birden çok kişi, aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olurlarsa, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta zarar gören, zararının tamamını sorumlulardan herhangi birinden talep edebilir.
Tazminat, zararın tam karşılığıdır. Hakim, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminat, toptan veya irat biçiminde ödenebilir. İrat biçiminde ödemeye karar verilmesi halinde, borçlunun uygun bir güvence göstermesi gerekir.
Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımı uygulanır.
Hukuka aykırı fiil, hukuk düzeninin koruduğu bir menfaati ihlal eden her türlü fiildir. Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller; kanunun verdiği yetkinin kullanılması, zarar görenin rızası, meşru savunma, zorunluluk hali ve üstün nitelikte kamu yararıdır.
Hakkaniyet sorumluluğu, özen sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu hallerinde, kusur şartı aranmaksızın tazminat yükümlülüğü doğar. Bu haller kanunda özel olarak düzenlenmiştir.
İşveren, işçisinin işin görülmesi sırasında verdiği zararlardan, işçisini seçmede, talimat vermede ve denetlemede gerekli özeni gösterdiğini ispat etmedikçe sorumludur. İşverenin kurtuluş kanıtı getirmesi gerekir.
Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Hayvan bulunduran, hayvanın kendisini korumak için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Bir yapının veya diğer eserlerin maliki, bunların yapımındaki bozukluktan veya bakımındaki eksiklikten doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yapı malikinin sorumluluğu kusursuz sorumluluk olup, kurtuluş kanıtı yoktur.
Taşınmaz maliki, mülkiyet hakkını yasal sınırlamalara aykırı kullanması sonucu başkasına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.
Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden doğan zararlardan, işletme sahibi ve varsa işleten kusursuz olarak müteselsilen sorumludur.
Tehlike sorumluluğu için, işletmenin taşıdığı tehlikenin ağırlığına göre, zararın bu tipik tehlikenin gerçekleşmesi sonucu doğmuş olması gerekir. İşletme faaliyetinin, somut olayda tehlike arz edip etmediği hakim tarafından takdir edilir.
Zarar görenin rızası, zararın doğmasına veya artmasına sebep olan kusurlu davranışı veya zarar verenin durumunu ağırlaştıran diğer sebepler, tazminatın indirilmesine veya tamamen kaldırılmasına sebep olabilir.
Haksız fiil zamanaşımı hakkındaki hükümler, kusursuz sorumluluk hallerinde de uygulanır.
Zararı tazmin eden sosyal sigorta kurumu veya diğer sosyal güvenlik kuruluşları, zarar verene rücu edebilir.
Birden fazla sorumlu arasındaki iç ilişkide, tazminatın paylaştırılması kusur oranlarına göre yapılır. Kusur oranları belirlenemiyorsa, eşit paylarla sorumlu olunur.
Birden fazla kişi müteselsilen sorumlu oldukları zararı tazmin ettikleri takdirde, birbirlerine karşı rücu hakları, kusur oranlarına göre belirlenir.
Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş yahut sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğar.
Sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlüdür. Ancak, zenginleşen iyiniyetli ise, sadece elinde kalan zenginleşme miktarını geri vermekle yükümlüdür. Kötüniyetli zenginleşen ise, zenginleşmenin tamamını ve onun semerelerini geri vermek zorundadır.
Sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi anındaki zenginleşme miktarını geri vermekle yükümlüdür. Ancak, zenginleşen iyiniyetli ise, zenginleşme konusu şeyden elinden çıkmış olan kazanımı geri vermek zorunda olmadığı gibi, yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri de isteyebilir.
Zenginleşme, zamanaşımına uğramış bir borcun ifası niteliğindeyse veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi amacıyla yapılmışsa ya da hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilmişse, sebepsiz zenginleşme davası açılamaz.
Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Sebepsiz zenginleşme hükümleri, diğer hükümlerin uygulanmadığı hallerde tamamlayıcı olarak uygulanır. Sözleşme veya haksız fiil hükümlerine göre talep hakkı bulunan hallerde, öncelikle bu hükümler uygulanır.
Borç, borçlanılan edimin ifasıyla sona erer. Edim, verme, yapma veya yapmama şeklinde olabilir. Borçlu, edimini dürüstlük kuralına uygun olarak ifa etmekle yükümlüdür.
İfa yeri, tarafların kararlaştırdıkları yerdir. Kararlaştırılmamışsa; para borçlarında alacaklının yerleşim yerinde, parça borcunda sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, diğer borçlarda borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir.
İfa zamanı, taraflarca kararlaştırılabilir. Kararlaştırılmamışsa, borç doğduğu anda muaccel olur ve hemen ifa edilebilir. Ancak işin niteliğinden aksi anlaşılıyorsa, borcun doğumundan sonra makul bir süre içinde ifa gerekir.
Borçlu, alacaklının rızası olmadıkça, borcunu kısmen ifa edemez. Alacaklı, kendisine teklif edilen kısmi ifayı kabul etmek zorunda değildir.
Borçlu, borcunu bizzat ifa etmek zorunda değildir. Borç, bizzat borçlu tarafından ifası alacaklı için önem taşımayan hallerde üçüncü kişi tarafından da ifa edilebilir.
Alacaklı, borçlunun kendisine uygun olarak teklif ettiği ifayı haklı bir sebep olmaksızın kabul etmezse, alacaklı temerrüdüne düşer. Bu durumda borçlu, borç konusunu tevdi ederek borcundan kurtulabilir.
Alacaklının temerrüdü halinde borçlu, borç konusunu hakimin belirleyeceği yere tevdi edebilir. Tevdi, borçluyu borcundan kurtarır. Tevdi masrafları alacaklıya aittir.
Borçlu, kendisine yüklenemeyecek bir sebepten dolayı borcunu ifa edemezse, borcundan kurtulur. İfa engelinin geçici olması halinde, borçlu geçici olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur.
Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez Politikası