+90 543 608 99 05 iletisim@mturkoglu.av.tr Pzt - Cum: 09:00 - 18:00 | Cmt: 09:00 - 14:00
Takip Edin:
Kanun | No: 6098

Türk Borçlar Kanunu

TBK
Kabul: 11.01.2011 RG: 04.02.2011 Güncelleme: 03.06.2026
649 madde Sayfa 2/22

Madde 31 Temsilin hükümleri

Yetkili bir temsilcinin temsil olunan adına yaptığı işlemlerin sonuçları doğrudan temsil olunanı bağlar. Temsilci, yetkisini aşarsa, temsil olunan bu işlemlere onay vermedikçe bağlı olmaz.

Madde 32 Temsil yetkisinin sınırlanması

Temsil yetkisi, temsil olunan tarafından her zaman sınırlanabilir veya geri alınabilir. Ancak bu sınırlama veya geri alma, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Madde 33 Temsil yetkisinin sona ermesi

Temsil yetkisi, temsil olunanın ölümü, iflası veya ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona ermez. Ancak işin niteliğinden aksi anlaşılıyorsa sona erer.

Madde 34 Yetkisiz temsil

Yetkisiz temsil, temsil olunan tarafından onaylanmadıkça, temsil olunanı bağlamaz. Onay verme, temsil olunana yapılacak bildirimle olur. Onay verilmezse, yetkisiz temsilci, işlemin geçersizliğinden dolayı üçüncü kişinin uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

Madde 35 Kendi kendine sözleşme

Temsilci, temsil olunanın izni olmadıkça, kendisiyle veya temsil ettiği başka bir kişiyle sözleşme yapamaz. Aksi halde sözleşme geçersizdir.

Madde 36 Ticari temsilciler

Ticari temsilciler hakkında, Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır.

Madde 37 Zamanaşımı süreleri

Bu Kanunda belirlenen zamanaşımı süreleri, aksine bir hüküm bulunmadıkça, sözleşme ile değiştirilemez.

Madde 38 Hukuki işlemlerin hükümsüzlüğü

Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür (butlan). Sözleşmenin bir kısmının hükümsüzlüğü, diğer kısımlarının geçerliliğini etkilemez. Ancak bu kısımlar olmaksızın sözleşme yapılmayacak idiyse, tamamı hükümsüz olur.

Madde 39 İptal edilebilirlik

İrade bozukluğu (yanılma, aldatma, korkutma) hallerinde sözleşme, sakat iradeyi taşıyan tarafça iptal edilebilir. İptal hakkı, bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir.

Madde 40 Aldatma

Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile sözleşme ile bağlı değildir. Üçüncü kişinin aldatması sonucu sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilmesi gerektiği hallerde sözleşme ile bağlı değildir.

Madde 41 Korkutma

Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin kendisine yönelttiği ve hakkına veya bir yakınının kişilik haklarına ağır ve yakın bir zarar tehlikesini içeren korkutma sonucu sözleşme yapmışsa, sözleşme ile bağlı değildir.

Madde 42 İrade bozukluğunda süre

İrade bozukluğu (yanılma, aldatma, korkutma) sebebiyle sözleşme ile bağlı olmadığını bildirme hakkı, yanılma veya aldatmanın öğrenildiği, korkutmada ise korkunun etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.

Madde 43 Tazminat

Sözleşmenin hükümsüzlüğüne kendi kusuruyla sebep olan taraf, diğer tarafın bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

Madde 44 İrade bozukluğunda tazminat

Yanılma veya aldatma sebebiyle sözleşme ile bağlı olmadığını bildiren taraf, diğer tarafın uğradığı zararı, kusuru oranında tazmin etmekle yükümlüdür. Korkutma halinde, sadece korkutan tazminatla yükümlüdür.

Madde 45 Sözleşme öncesi kusur

Sözleşme görüşmeleri sırasında taraflardan biri, diğerine dürüstlük kuralına aykırı davranarak zarar verirse, bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Madde 46 Sözleşmenin yorumu

Sözleşme hükümleri, tarafların ortak iradelerine göre yorumlanır. Yorumda, tarafların sözleşmeden bekledikleri amaca ve dürüstlük kuralına öncelik verilir. Belirsizlik halinde sözleşme borçlu aleyhine yorumlanır.

Madde 47 Sözleşme boşluklarının doldurulması

Sözleşmede boşluk bulunması halinde, önce yedek hukuk kuralları, sonra hakimin takdir yetkisi ile boşluk doldurulur. Hakim, boşluğu doldururken dürüstlük kuralını ve tarafların farazi iradelerini esas alır.

Madde 48 Karine

Sözleşmeden doğan bir hakkın varlığını iddia eden taraf, bunu ispatla yükümlüdür. Ancak, kanunda bir karine öngörülmüşse, ispat yükü tersine döner.

Madde 49 Haksız fiil sorumluluğu

Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Madde 50 İspat yükü

Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.

Madde 51 Zararın belirlenmesi

Hakim, zararın miktarını belirlerken, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alır. Zararın ispatı tam olarak mümkün olmasa dahi, hakim olayların olağan akışına göre bir miktar tayin edebilir.

Madde 52 Zararın tazmini

Zarar, aksi kararlaştırılmadıkça, zarar görenin malvarlığının mevcut durumu ile zarar verici fiil olmasaydı bulunacağı durum arasındaki farka göre belirlenir. Zarar gören, zararın tamamen tazminini talep edebilir.

Madde 53 Ölüm halinde tazminat

Ölüm halinde uğranılan zararlar; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardır.

Madde 54 Bedensel zarar

Bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır.

Madde 55 Destekten yoksun kalma tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin yardımından yoksun kalan kişilerin, ölüm olmasaydı ileride alacakları yardımın bedelidir. Bu tazminat, destek süresi ve miktarına göre hesaplanır.

Madde 56 Manevi tazminat

Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi veya ölümü halinde, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat, kişilik haklarına saldırı halinde de talep edilebilir.

Madde 57 Manevi tazminatın belirlenmesi

Manevi tazminatın miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve olayın özelliklerine göre hakkaniyete uygun olarak belirlenir.

Madde 58 Kişilik hakkının ihlali

Kişilik hakkı hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat talep edebilir. Ayrıca maddi zararının tazminini de isteyebilir.

Madde 59 Tazminatın belirlenmesinde indirim

Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut zarar verenin durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Madde 60 Rücu hakkı

Birden fazla kişi birlikte bir zarara sebebiyet vermişlerse, zarar görene karşı müteselsilen sorumludurlar. Zararı tazmin eden kişi, diğer sorumlulara rücu edebilir. Rücuda, her bir sorumlunun kusur oranı esas alınır.