Sanık hakkında mahkeme tarafından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendi gereğince takdir edilen başka bir yükümlülüğün yerine getirilmesinde, yükümlülüğün içeriğine göre bu Yönetmeliğin ilgili maddeleri esas alınır ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin tedbirlerin yerine getirilmesine ilişkin hükümler uygulanır.
(1) Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar; suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, hükümlülerin toplum içinde belli koşullar altında denetime tabi tutularak bazı yükümlülükler konulmak suretiyle hürriyetlerinin belli şekilde kısıtlanmasını öngören kısa süreli hapis cezası yerine verilen kamusal yaptırımlardır.
(2) 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (f) bentlerindeki seçenek yaptırımların infazı müdürlükçe yerine getirilir.
(3) Kamusal cezaların yerine getirilmesi sırasında; hükümlülerin temel ihtiyaçlarına, özel hayatın gizliliğine ve toplumda rencide edilmemesine dikkat edilir.
(1) Eğitim kurumuna devam etme; mahkemelerce hükümlünün kişisel, sosyal ve eğitim durumu dikkate alınarak, en az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmesini sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeyi zorunlu kılan seçenek yaptırımdır.
(2) Eğitim kurumuna devam etme yaptırımının infazında; hükümlünün yaşı, eğitim ve sağlık durumu, yaşadığı yerde bulunan eğitim kurumlarının kapasitesi ve kuruma kabul şartları dikkate alınır.
(3) Eğitim kurumuna devam etme yaptırımının yerine getirilmesi kapsamında hükümlünün eğitim kurumuna kayıt işlemleri gerektiğinde yetişkinler için eğitim ve iyileştirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı, suça sürüklenen çocuklar için ise çocuk hizmetleri bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı refakatiyle yapılır.
(4) Bu yaptırımın infazı için, okul yönetimi veya rehberlik servisi ile iş birliği yapılır. Eğitim kurumundan iş birliği yapılacak rehber ya da sorumlu öğretmenin belirlenmesi istenir. İş birliği yapılacak öğretmene; yaptırımın amacı, süresi ve yapılacak çalışmalar konusunda eğitim ve iyileştirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından bilgi verilir. İş birliği yapılacak öğretmenden; hükümlünün okuldaki durumu, davranışları, sosyal uyumu, sorumluluk bilincindeki gelişmeleri ile ailesi hakkında bilgi alınır ve yürütülecek rehberlik çalışmalarına destek vermesi istenir. Suça sürüklenen çocuklar için bu çalışmalar çocuk hizmetleri bürosu tarafından yerine getirilir.
(5) Bu yaptırımın uygulanmasında; hükümlünün durumu okul idaresi ve iş birliği yapılan öğretmenler haricinde kimseyle paylaşılamaz. Okul idaresi ve iş birliği yapılan öğretmenler ifşa olmaması ve dışlanmaması için hükümlünün durumunu okul çalışanları ve diğer kişiler ile paylaşamaz. Bu konuda okul idaresi ve iş birliği yapılan öğretmenler bilgilendirilir.
(6) Eğitim kurumuna devam etme yaptırımının infazı; hükümlünün denetim planında belirlenen kurumdaki programa başlaması ile başlar ve mahkeme kararında belirtilen sürenin tamamlanmasıyla sona erer.
(1) Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma; mahkemelerce hükümlünün kişisel, sosyal ve eğitim durumu ile tekrar suç işleme riski göz önüne alınarak iyileştirmeyi ve suçun tekrarını önlemeyi esas alan, hükümlünün mahkûm olduğu hapis cezasının yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmesini veya belirli etkinlikleri yapmasını yasaklayan seçenek yaptırımdır.
(2) Belirli yerler veya etkinlikler; hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir.
(3) Yaptırımın infazı, hazırlanan denetim planının hükümlüye tebliği ile başlar, mahkemece belirtilen sürenin tamamlanmasıyla sona erer.
(1) Kamuya yararlı bir işte çalıştırma; toplumsal katılım ile hükümlünün iyileştirilmesini ve topluma kazandırılmasını amaçlayan, hükümlünün topluma verdiği zararı kamu hizmetinde ücretsiz çalışarak geri ödemesini ve bu şekilde kamu düzeninin sağlanmasını esas alan bir seçenek yaptırımdır.
(2) Kamuya yararlı bir işte çalıştırma, kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşta yerine getirilir. Çalıştırılacak iş belirlenirken; hükümlünün iyileştirilmesi, kamuya verilen zararın ödetilmesi, hükümlünün becerileri, mağdurun ve toplumun güvenliği ve çalışmanın ceza niteliğinde olduğu dikkate alınır. Çalıştırılacak gün ve saatler, hükümlünün işi, aile yaşamı veya eğitimi dikkate alınarak belirlenir.
(3) Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımının infazında iki saat çalışma bir gün sayılır. Hükümlü günde en az iki, en çok sekiz; haftada en az on dört, en çok kırk saat çalıştırılır. Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımının infazı, toplam ceza süresinin iki katını geçemez.
(4) Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımının yerine getirilmesinde; hükümlünün durumu, çalıştırılacağı kurum ya da kuruluş haricinde kimseyle paylaşılamaz. Kurum ya da kuruluş yetkilileri, hükümlünün ifşa olmaması ve dışlanmaması için suç bilgilerini diğer çalışan ve kişiler ile paylaşamaz. Bu konuda kurum ya da kuruluş yetkilileri bilgilendirilir.
(5) Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmişse kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımının infazında hükümlünün çalışmaya başlayacağı tarihteki yaşı dikkate alınır. Hükümlünün on sekiz yaşından küçük olması halinde çalıştırılacak iş; çocuğun bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişimi ile eğitimine engel olmayacak ve destekleyecek şekilde belirlenir. Bu şartların sağlanamaması halinde çocuk hakkında verilen bu yaptırımın değiştirilmesi mahkemesinden istenebilir.
(6) Hükümlüler, bireysel olarak veya bir görevlinin nezaretinde grup halinde çalıştırılabilirler. Hükümlülerin grup halinde çalıştırılması durumunda, çalışma yapılan yerde veya grupların başında denetim bürosunda görevli yeteri kadar denetimli serbestlik memuru bulundurulabilir.
(7) Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımı yerine getirilirken hükümlülerin, Genel Müdürlük tarafından belirlenen reflektör yeleği giymeleri sağlanır.
(1) Eğitim programına devam etme; mahkemelerce hükümlünün kişisel, sosyal ve eğitim durumu dikkate alınarak, belirlenen denetim süresince, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün bir veya birden fazla eğitim programına devam etmesini zorunlu kılan yükümlülüktür.
(2) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, 58 inci maddedeki ilgili diğer hükümler uygulanır.
(1) Gözetim altında ücret karşılığında çalıştırılma yükümlülüğü; bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasıdır.
(2) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, 59 uncu ve 65 inci maddelerdeki ilgili diğer hükümler uygulanır.
(1) Eğitim kurumuna devam etme yükümlülüğü; suça sürüklenen çocuğun, bir meslek veya sanat edinmesini sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesini zorunlu kılan yükümlülüktür.
(2) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, 63 üncü maddedeki ilgili diğer hükümler uygulanır.
(1) Rehberlik çalışmalarına katılma yükümlülüğü; yeniden suça karışmayı önleme, iyileştirme ve topluma kazandırma amacıyla denetimli serbestlik uzmanının yürüttüğü çalışma ve programlara katılma konusunda hükümlünün yükümlü kılınmasıdır.
(2) Rehberlik çalışmaları; hükümlünün suç işlemesine neden olan etkenlerin ele alınarak belirlenen risk ve ihtiyaçlar doğrultusunda hükümlünün zararlı alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalmasına, sorumlu ve uyumlu bir birey olmasına, kendisine ve topluma yararlı bir birey olabilmesine yönelik çalışmalardır. Bu çalışmalar, eğitim ve iyileştirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından yürütülür. Bu kapsamda; bireysel görüşme, grup çalışmaları, müdahale programları, hükümlünün ailesi ve sosyal çevresiyle iş birliği yapılması ile diğer kurum ve kuruluşlar tarafından yürütülen iyileştirme niteliğindeki kurs, program, eğitim gibi çalışmalar yürütülür. Suça sürüklenen çocuklar için bu iş ve işlemler çocuk hizmetleri bürosu tarafından yerine getirilir.
(3) Denetimli serbestlik uzmanı iyileştirme ve topluma kazandırmaya yönelik rehberlik yükümlülüğünü, 38 inci maddede belirtilen iyileştirme çalışmalarındaki esaslara göre yerine getirir. Hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişmeler takip edilerek üçer aylık sürelerle düzenlenen rapor infaz hâkimine gönderilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Bu bölümde düzenlenen yükümlülükler, denetim süresi içerisinde yerine getirilir. Yükümlülüklerin infazı, belirlenen yükümlülüğün fiilen yerine getirilmeye başlanmasıyla başlar, yükümlülüğün yerine getirilmesi veya denetim süresinin sona ermesiyle biter.
(1) Tedavi ve denetimli serbestlik; 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesi gereğince, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi zarfında bir ilâ beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını ve gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasını öngören bir tedbirdir.
(2) Tedavi; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri kullanan kişinin bağımlılık yapan maddeden vücudunun arındırılmasına, bu maddelerin kesilmesi sonucunda ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin giderilmesine, iyilik halinin sürdürülmesine yönelik yürütülen farmakolojik ve psiko-sosyal müdahaleleri ifade eder. Bu tedavi işlemleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde tedavisine ilişkin mevzuat hükümleri uyarınca ilgili sağlık kurumu tarafından ayaktan veya yatarak tedavi programına göre yerine getirilir.
(3) Denetimli serbestlik tedbirine ilişkin çalışmalar; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan ya da kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişinin, uyuşturucu kullanmasına neden olan veya kullanma isteğine yol açan etkenlerin değerlendirilerek, kişinin maddeye olan ihtiyacını kontrol etmesi, yaşam standardını artırması, belirlenen ihtiyaçları doğrultusunda kendisine ve topluma yararlı bir birey olabilmesi amacıyla yürütülen rehberlik çalışmalarını ifade eder.
(4) Tedavi ve denetimli serbestlik kararının kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra yükümlünün müdürlüğe müracaat etmesi için tebligat çıkarılır. Müdürlüğe müracaat ettiğinde kayıt kabul bürosunda işlemleri tamamlanan yükümlülerden;
a) Hakkında tedavi tedbiri verilmeksizin denetimli serbestlik tedbiri verilen yetişkinler değerlendirme ve planlama bürosuna,
b) Suça sürüklenen çocuklar çocuk hizmetleri bürosuna,
c) Tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri verilen tüm yükümlüler vaka sorumlusuna,
yönlendirilir.
(5) Tedavi tedbirinin infaz işlemleri vaka sorumlusu tarafından takip edilir. Vaka sorumlusu, tedavi tedbirinin yerine getirilmesi için aynı gün yükümlünün ilgili sağlık kurumuna sevk işlemlerini başlatır ve beş iş günü içerisinde tedavi için ilgili sağlık kurumuna başvurması gerektiğini yükümlüye tebliğ eder. Sevk yazısında, yükümlünün kuruma başvurduğu tarihin, başvurmamış ise bu durumun, tedavi ve takip programı ile nihai tedavi raporunun müdürlüğe gönderilmesi sağlık kurumundan istenir.
(6) Yükümlü hakkındaki nihai tedavi raporu müdürlüğe ulaştığında yükümlünün on gün içerisinde müdürlüğe müracaatı için tebligat çıkarılır. Müdürlüğe süresinde müracaat eden yetişkin yükümlü, değerlendirme ve planlama bürosuna; suça sürüklenen çocuk, çocuk hizmetleri bürosuna yönlendirilir.
(7) Denetimli serbestlik süresi içinde yükümlünün yılda en az bir kez habersiz olarak uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi için sağlık kurumuna sevki yapılır. Müdürlüğün gerekli gördüğü hâllerde sevk sayısı artırılabilir. Vaka sorumlusu, yükümlünün uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi için aynı gün yükümlünün ilgili sağlık kurumuna sevk işlemlerini başlatır ve yükümlüye aynı gün ya da en geç bir sonraki iş günü mesai saatleri içinde ilgili sağlık kurumuna başvurması gerektiğini tebliğ eder. Sağlık kurumuna sevk yazısında sağlık kurumundan; yükümlünün kuruma başvurduğu tarihin ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığına yönelik tespitin, başvurmamış ise bu durumun müdürlüğe bildirilmesi istenir. Bu fıkra hükümleri tedavi tedbiri altındaki yükümlüye uygulanmaz.
(8) Yetişkinlere yönelik rehberlik çalışmaları, eğitim ve iyileştirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından; suça sürüklenen çocuklar için rehberlik çalışmaları, çocuk hizmetleri bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından, 38 inci maddede belirtilen iyileştirme çalışmalarındaki esaslara göre yerine getirilir.
(9) Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin yerine getirilmesi sırasında başka bir suçtan ceza infaz kurumunda bulunan yükümlü, ceza infaz kurumu tarafından tedavi için ilgili sağlık kuruluşuna gönderilir. Bu kişilerin rehberlik çalışmaları, ceza infaz kurumlarında uygulanan iyileştirme faaliyetleri kapsamında ceza infaz kurumundaki görevliler tarafından yerine getirilir. Vaka sorumlusu, ceza infaz kurumunda yürütülen çalışmalarla ilgili kurum idaresinden gerektiğinde bilgi isteyebilir.
(10) Yükümlünün, sevk yazısında belirtilen iş günü içerisinde ilgili sağlık kurumuna müracaat etmediğinin veya belirlenen tedavi programına uymadığının bildirilmesi ya da rehberlik çalışmalarına katılmaması halinde yükümlü 44 üncü madde uyarınca uyarılır.
(11) Yükümlünün, kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması, kullandığının tespit edilmesi ya da sağlık kuruluşundan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına devam etmesi nedeni ile tedavi programına uyumsuz olduğunu bildirir tıbbi kanaat raporunun gönderilmesi halinde yükümlü uyarılmaz, kaydı kapatılarak dosyası Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(12) Denetimli serbestlik veya tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri, yükümlünün müdürlüğe müracaat ettiği tarihte başlar; kararda belirtilen sürenin sonunda biter.
(1) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma; hükümlünün işlediği bir suç nedeniyle mahkûmiyetin sonucu olarak, mahkeme tarafından belirlenen süreler içerisinde, 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hak ve yetkilerin bir kısmının veya tamamının kullanılmasının yasaklanmasını öngören güvenlik tedbirleridir.
(2) Belli hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin kararlar, bu kararla birlikte verilen cezanın tamamen infazından önce müdürlüğe gönderilir ise karar kaydedilmeyerek Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir ve kararın infazından sonra müdürlüğe gönderilmesi istenir.
(3) Belli hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin kararlar için, kayıt işlemi tamamlandıktan sonra, üç iş günü içerisinde ilgili kurum ve kuruluşlara yazı yazılır. Yazıda yasaklamanın yürürlüğe girdiği tarih açıkça belirtilir; yükümlü hakkında ilgili kayıtlara yasaklama konulmamış ise kararda belirtilen süre kadar tahdidin konulması, daha önce tahdit konulmuş ise cezanın tamamen infaz edildiği tarihten geçerli olmak üzere kararda belirtilen sürenin sonuna kadar infazına devam olunması, ihlal halinde müdürlüğe bildirilmesi, süre sonunda konulan tahdidin kaldırılması ve yapılan işlemler hakkında müdürlüğe bilgi verilmesi istenir.
(4) Belli hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin kararların yerine getirilmesine dair işlemler infaz bürosunda görevli denetimli serbestlik memurları tarafından yapılır.
(5) 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince verilen hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin kararların yerine getirilmesine, cezanın infazının tamamlanmasından itibaren başlanır.
(6) Bu maddede sayılan güvenlik tedbirlerinin infazı tamamlandıktan sonra dosya kapatılarak Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla mahkemesine gönderilir. İlgili kurum ve kuruluşa, yasaklama süresinin sona erdiği yazıyla bildirilerek hükümlü hakkındaki kısıtlamaların kaldırılması istenir. Hükümlü tedbirin sona erdiği konusunda bilgilendirilir.
(1) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında verilen denetimli serbestlik tedbiri; örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan, gönüllü olarak örgütten ayrılan veya teslim olan ya da yakalanan, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlayan kurucu, yönetici ve örgüt üyeleri hakkında mahkemelerce etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verilen ve etkin pişmanlıktan yararlanan hükümlülerin toplum içinde denetim, takip ve iyileştirmesini öngören tedbirlerdir.
(2) Hükümlünün müracaatından sonra risk ve ihtiyaçları belirlenir. Değerlendirme neticesinde hükümlü ile iş birliği içerisinde hükümlünün ihtiyaçlarına uygun bir denetim planı hazırlanır. Denetim planı içeriğinde ihtiyaç duyulması halinde müdahale programları uygulanmasına ve periyodik görüşmeler yapılmasına yer verilir.
(3) Denetim planında yapılacak rehberlik çalışmaları açıkça belirtilir, hükümlünün ilgisi ve ihtiyaçları belirlenerek, hükümlü, uygun etkinliklere ve meslek edindirmeye yönelik kurs ya da programlara yönlendirilir. Bu çalışmalar kapsamında müdürlükçe, ilgili kurum ve sivil toplum kuruluşlarının yürüttükleri faaliyetler belirlenerek ve gönüllü kişilerle iş birliği yapılarak toplumda var olan tüm kaynaklardan faydalanılır ve bu hükümlülere topluma uyum konusunda destek verilir.
(4) Hükümlü belirtilen süre içerisinde müdürlüğe müracaat etmez veya denetim planında belirlenen programlara katılmaz ya da rehberlik çalışmalarını kabul etmezse, etkin pişmanlıktan yararlanan hükümlünün toplum içinde denetim ve takibine devam edilir.
(5) Denetimli serbestlik tedbiri hükümlüye bildirildiği tarihte başlar, kararda belirtilen sürenin bitmesiyle sona erer. Denetimli serbestlik tedbirine ilişkin süre sona erdiğinde dosya kapatılarak Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla mahkemesine gönderilir. Tedbirin yerine getirilmesi süresince hükümlüye yönelik yapılan çalışmalar rapor edilerek mahkemeye gönderilen dosyaya konur.
(1) Hapis cezasının konutta infazı; 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinde sayılan şartları taşıyan hükümlünün, hapis cezasının konutunda çektirilmesidir. Hapis cezasının konutta infazı;
a) Kadın, çocuk veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam bir yıl,
b) Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam iki yıl,
c) Yetmiş beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam dört yıl,
veya daha az süreli hapis cezasının tamamının veya kalan kısmının,
ç) Toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden 5275 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilenlerin cezasının,
d) Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının,
infaz hakimliği kararıyla konutunda yerine getirilmesini ifade eder.
(2) Bu kararın yerine getirilmesinde konut; hükümlünün ailesiyle birlikte veya tek başına yaşamını devam ettirdiği, kendisine ait veya kiracı olarak oturduğu ve bu kararın yerine getirilmesinde infaz hâkimliğine bildirdiği veya infaz hâkimliği kararında belirtilen yeri ve eklentilerini ifade eder.
(3) Hapis cezasının konutta infazına ilişkin kararın kaydedilmesinden itibaren on gün içerisinde denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memuru hükümlünün adresine giderek konutu inceler. Haklarında hapis cezasının konutta infazına karar verilen çocuklar ile 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki kadınlar için denetimli serbestlik memuruna ilgisine göre çocuk hizmetleri veya eğitim ve iyileştirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı da eşlik eder ve hükümlünün tespit edilen ihtiyaçlarını içeren bir rapor hazırlanır. Hükümlünün belirlenen ihtiyaçları dikkate alınarak hükümlü ile iş birliği içerisinde hükümlünün uyması gereken kurallar belirlenir ve vaka sorumlusuna iletilir. Vaka sorumlusu üç gün içerisinde bir planlama yaparak konutta infazın ne şekilde yerine getirileceğini ve uyması gereken kuralları hükümlüye tebliğ eder.
(4) Hapis cezasının konutta infazına karar verilen çocuklar ile 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki kadınların varsa barınma, ekonomik destek, eğitim ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla uygun sosyal hizmet modelinin belirlenmesi için aile ve sosyal hizmetler il müdürlüğü ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarına bilgi verilir.
(5) Hapis cezasının konutta infazında, hükümlünün risk ve ihtiyaçları, kurallara uymadaki başarısı ve iş birliği dikkate alınarak;
a) İlk altı ay için günde bir,
b) İkinci altı ay için günde iki,
c) Üçüncü altı ay için günde üç,
ç) On sekizinci aydan sonra günde dört,
saat süreyle konutundan ayrılmasına vaka sorumlusunun önerisi üzerine komisyon tarafından karar verilebilir.
(6) Hapis cezasının konutta infazına karar verilen hükümlülerden;
a) Örgün eğitimine devam eden çocuklar,
b) Kronik bir rahatsızlığı sebebiyle düzenli olarak sağlık kuruluşuna gitmesi gerekenler,
hakkında bu durumlarını belgelendirmeleri ve talep etmeleri halinde ileri sürülen mazeretlerin doğruluğu ve haklılığı araştırılır. Gerekirse mazeretli olacakları günlerde yeteri kadar süre ile konutlarından ayrılabilmelerine vaka sorumlusunun önerisi üzerine komisyon tarafından izin verilebilir.
(7) Cezanın konutta infazı sırasında hükümlüyle iletişim sağlanacak araçlar tespit edilir. İletişim araçları, hükümlünün denetlenmesine ilişkin esaslar ve denetimli serbestlik personeli ile kolluk görevlilerinin denetimle ilgili görevleri hükümlüye açıkça bildirilir.
(8) Hükümlü, denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memuru veya kolluk tarafından bizzat konutuna gidilmek suretiyle kontrol edilebilir. Yapılan kontroller kayıt altına alınarak vaka sorumlusuna iletilir.
(9) Cezanın konutta çektirilmesine ilişkin kararların infazı, elektronik cihazların kullanılması suretiyle de yapılabilir.
(10) Cezanın konutta infazında, hükümlünün sağlık, eğitim, ibadet gibi temel ihtiyaçları dikkate alınır. Hükümlünün acil sağlık durumu, deprem, yangın, doğal afetler gibi öngörülemeyen nedenlerden dolayı konuttan ayrılması ihlal sayılmaz. Zaruret nedeniyle konutunu terk eden hükümlü, bu zorunluluğun ortadan kalkmasından itibaren üç gün içerisinde müdürlüğe başvurmak zorundadır. Bu durumda konut dışında geçen süreler infazdan sayılır.
(11) Hükümlü, mazereti olmaksızın infaz süresince kararın yerine getirildiği konutu değiştiremez. Hükümlü, bir mazeret nedeniyle konutunu değiştirme talebini müdürlüğe yazılı olarak iletmek zorundadır. Komisyon hükümlünün talebini değerlendirerek konutun değiştirilip değiştirilmeyeceğine karar verir.
(12) Hükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmaksızın yirmi dört saatten fazla süreyle izinsiz olarak konuttan ayrılması veya iznin bitmesinden itibaren bu süre içerisinde konuta dönmemesi halinde uyarı yapılmaksızın dosya kapatılarak Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla infaz hâkimliğine gönderilir.
(13) 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezasının konutta infazına karar verilen kadının çocuğunun ölmesi veya velayetinin anneden başka birine verilmesi halinde, durum derhal infaz hâkimliğine bildirilir.
(14) Cezanın konutta infazı, cezanın konutta çektirilmesi kararına ilişkin hazırlanan planın hükümlüye tebliğinden on gün sonra başlar ve kararda belirtilen sürenin dolmasıyla sona erer.
(15) Cezanın konutta çektirilmesine ilişkin karar verilen hükümlüler hakkında, 88 inci maddedeki ilgili hükümler uygulanır.
(1) Haklarında;
a) Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri kapsamında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı,
b) Kamu davasının ertelenmesi kararı,
c) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı,
verilen ve 5395 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi gereğince denetim altına alınan suça sürüklenen çocukların, toplum içinde denetimi, takibi ve iyileştirilmesine yönelik rehberlik çalışmaları, ilgili kurumlarla iş birliği içinde yerine getirilir.
(2) Haklarında;
a) Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen,
b) Suç tarihinde on iki yaşını bitirmemiş suça sürüklenen,
c) Ailesine teslim edilmesi yönünde karar verilen,
çocuklar hakkında denetim görevi; gözetim esaslarına göre 5395 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince aile ve sosyal hizmetler il müdürlüğü tarafından yerine getirilir.
(3) Suça sürüklenen çocuk, müdürlüğe geldiğinde; risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesi için değerlendirilir. Değerlendirme neticesinde suça sürüklenen çocuk ile iş birliği içerisinde, çocuğun ihtiyaçlarına uygun bir denetim planı hazırlanır. Hazırlanan denetim planı içeriğinde 38 inci madde gereğince iyileştirme çalışmalarına yer verilir. Hazırlanan denetim planı üç gün içerisinde hâkimin onayına sunulur. Denetim planının hazırlanmasında ve iyileştirme çalışmalarının yürütülmesinde 5395 sayılı Kanunun 38 inci ve 39 uncu maddeleri dikkate alınır.
(4) Hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri kapsamında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen ve denetim altına alınan suça sürüklenen çocuğun, denetim planında belirlenen eğitim ve iyileştirme çalışmalarına katılmaması veya çalışmaları reddetmesi halinde, durum bir raporla kararı veren hâkime bildirilir. Bu durumda, ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ya da gönüllü kişilerle iş birliği içerisinde suça sürüklenen çocuğun toplum içinde denetim ve takibine devam edilir.
(5) Denetimli serbestlik uzmanı, kararın uygulama biçimi, çocuk üzerindeki etkileri ile çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimselerin veya kurumların çocuğa karşı sorumluluklarını gereğince yerine getirip getirmedikleri, kararın değiştirilmesini veya kaldırılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı gibi hususlarda her ay düzenli olarak mahkeme veya çocuk hâkimine denetim raporu sunar.
(6) Denetimli serbestlik uzmanı, denetim altında bulunan çocuğun şahsî, sosyal ve duygusal durumunu, okul ve arkadaş çevresini, aile yaşantısını göz önünde bulundurarak, yapılan rehberlik ve iyileştirme çalışmaları neticesinde çocuğun nasıl bir gelişme gösterdiğini, olumsuz davranışlarını değiştirmedeki istekliliği ve başarısı ile çocuk hakkında yapılmasının faydalı olacağını düşündüğü diğer çalışmaları belirten değerlendirme raporunu üç ayda bir düzenli olarak mahkeme veya çocuk hâkimine sunar.
(7) Denetim raporu ile değerlendirme raporları mahkeme veya çocuk hâkiminin istemi halinde yukarıdaki fıkralarda belirtilen süreler beklenmeksizin talep eden mercie sunulur. Değerlendirme raporu hazırlandığı hâllerde ayrıca bir denetim raporu hazırlanmaz.
(8) Denetim altına alınan çocuğun toplum içinde takibine ve iyileştirilmesine yönelik çalışmalar ile denetim altına alma kararının yerine getirilmesinde, 24/12/2006 tarihli ve 26386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümleri uygulanır.
(9) Bu madde kapsamındaki iş ve işlemler, çocuk hizmetleri bürosu ve infaz bürosu tarafından yerine getirilir.
(1) Bu yükümlülük; 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, Cumhuriyet savcısının kararı ile hükümlü hakkındaki adli para cezasının ödenmeyen kısmına karşılık gelen gün miktarının hapis cezasına çevrilerek hükümlünün bu süre boyunca kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılmasıdır.
(2) Yükümlülüğün infazı, hükümlünün müdürlüğe başvurmasından itibaren otuz gün içinde başlatılır, belirlenen sürenin sona ermesiyle biter.
(3) Müdürlüğe süresi içinde müracaat eden hükümlü hakkında 65 inci maddenin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkralarındaki hükümler uygulanır.
(4) Yükümlülüğün infazında hükümlünün iki saat çalışması bir gün sayılır. Hükümlü günde en az iki, en çok sekiz saat çalıştırılır.
(5) Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yükümlülüğü yerine getirilirken hükümlülerin, Genel Müdürlük tarafından belirlenen reflektör yeleği giymeleri sağlanır.
(6) Hükümlünün kamuya yararlı çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen adli para cezasını ödemesi veya çalışma süresini tamamlaması halinde, dosya kapatılarak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(1) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilen hükümlülere ait infaz dosyaları, ceza infaz kurumu idaresince nakil nedeni ile tahliye evrakı düzenlenerek, hükümlünün talep ettiği denetimli serbestlik müdürlüğüne, kararın verildiği gün UYAP bilişim sistemi üzerinden gönderilir.
(2) Hükümlüye ait fiziki infaz dosyası, kararın verildiği gün, ceza infaz kurumunca ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilir.
(3) Nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport, evlilik cüzdanı gibi kişinin kimliğini ispata yarayan belge hükümlüye verilir.
(4) Hükümlünün kimliğini ispata yarayan herhangi bir belgenin bulunmaması halinde ceza infaz kurumunca bunun nedenini açıklayan bir yazı hükümlüye verilir.
(1) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazı; koşullu salıverilmesine bir yıl ve daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla cezanın koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesidir.
(2) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezalarının infazına karar verilen hükümlüler hakkında;
a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma,
b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma,
c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme,
ç) Belirlenen programlara katılma,
yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tâbi tutulmasına hazırlanan denetim planına göre komisyon tarafından karar verilir.
(1) Hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilen hükümlü ceza infaz kurumundan çıktıktan sonra beş gün içerisinde talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmek zorundadır.
(2) Müdürlüğe müracaat için gereken beş günlük süre, hükümlünün ceza infaz kurumundan ayrılışını takip eden günden itibaren başlar. Son gün bir tatile rastlarsa, süre tatilin ertesi günü mesai saati bitiminde sona erer.
(3) Hükümlü müracaatında kimliğini ispata yarayan bir belgeyi ibraz etmek zorundadır. Müracaat edenin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlü olup olmadığı, ceza infaz kurumundan alınan fotoğraflı hükümlü bilgi formu ile de teyit edilir.
(4) Kimliğini ispata yarayan bir belgeyi ibraz edemeyen hükümlülerin kayıtları yapılmaz, müracaatları tutanakla tespit edilerek hükümlüye müdürlüğe müracaat etmesi gereken tarihin sonuna kadar kimliğini ispata yarayan bir belgeyle müracaat etmesi için süre verilir. Hükümlünün son gün içerisinde müracaat etmesi halinde T.C. kimlik kartını çıkartarak müdürlüğe başvurması için üç güne kadar süre verilir. Süresi içerisinde müracaat etmeyen hükümlüler hakkında altıncı ve yedinci fıkralara göre işlem yapılır.
(5) Hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilen hükümlünün, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğü dışında başka bir müdürlüğe müracaat etmesi halinde, hükümlü bilgilendirilir ve ilgili müdürlüğe yönlendirilir. Hükümlünün mazereti ve varsa başka talebi tutanakla tespit edilerek ilgili müdürlüğe gönderilir.
(6) Hükümlü, denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içerisinde müracaat etmezse yedinci günü mesai bitimine kadar beklenir. Yedinci günden sonra kayıt kapatılarak herhangi bir işlem yapılmadan infaz hâkiminden hükümlünün açık ceza infaz kurumuna iadesi istenir.
(7) Hükümlünün altıncı veya yedinci günü müracaat etmesi ve mazeret bildirmesi halinde kayıt kapatılmaz; hükümlünün beyanı, varsa mazereti ve buna ilişkin belge, bilgi veya beyan tutanak altına alınarak, hazırlanan tutanak dosyası ile birlikte karar verilmek üzere infaz hâkimine gönderilir. İnfaz hâkiminin kararına göre işlem yapılır.
(8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyen hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanunun 292 nci ve 293 üncü maddeleri uyarınca işlem yapılmak üzere evrakın bir sureti Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(9) Hükümlünün kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra infaz dosyası incelenir, dosya içeriğinden, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına dair kararın süre yönünden ilgili mevzuata uygun olmadığı anlaşılırsa, durum bir tutanakla tespit edilerek, karar verilmek üzere infaz dosyası Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(1) Denetimli serbestlik müdürlüğüne süresinde müracaat eden hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak; toplum içinde denetimine ilişkin esaslar ile eğitim ve iyileştirilmesine yönelik programlar belirlenir, bu doğrultuda hükümlü hakkında uygulanacak yükümlülükler tespit edilir.
(2) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen her hükümlü hakkında kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma yükümlülüğünün uygulanmasına karar verilir.
(3) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen yüksek riskli hükümlüler hakkında ayrıca bir konutta denetim ve gözetim altında bulundurulma yükümlülüğü verilir.
(4) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak, ihtiyacı olduğu belirlenen her hükümlü hakkında eğitim ve iyileştirilmeye yönelik belirlenen programlara katılmasına karar verilir.
(5) Hükümlünün risk durumu, işlediği suçun nitelikleri, özellikle çocukların ve suç mağdurlarının korunması göz önünde bulundurularak diğer yükümlülüklere ek olarak belirlenen yer veya bölgelere gitmekten yasaklama ya da belirlenen bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma yükümlülüklerinden birine veya her ikisine birlikte karar verilebilir.
(6) Cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam edilen hükümlünün başka bir suçtan tutuklanması ya da 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin yedinci fıkrası gereğince denetimli serbestlik sürecinin kesintiye uğraması halinde; bu kesintiye neden olan şartların ortadan kalkması durumunda, önceki denetimli serbestlik süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder. Hükümlünün yeniden değerlendirilen risk ve ihtiyaçları doğrultusunda daha önce belirlenen bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulunma ve kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma yükümlülüklerinde geçirilen süreler dikkate alınır.
(7) Hükümlüler hakkında belirlenen yükümlülükler; hapis cezasından daha ağır sonuçlar doğuracak şekilde uygulanamaz. Yükümlülükler, hükümlünün denetimine, topluma kazandırılmasına ve iyileştirilmesine imkân verecek ve infazı mümkün olacak şekilde belirlenmelidir.
(1) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma; hükümlünün kurallara uyma becerisi ve çalışma disiplini kazanmasını, başkalarının haklarına saygı göstermesini, zamanı planlamasını, bir meslek edinerek kendi işini kurmasını veya bir iş edinmesini amaçlayan, iyileştirme ve topluma kazandırmayı esas alan bir yükümlülüktür.
(2) Hükümlü, denetimli serbestlik altında geçireceği toplam sürenin üçte birini kamuya yararlı bir işte çalışmak suretiyle tamamlar. Çalışma süreleri günde dört, ayda seksen saat olarak belirlenir. Hükümlü hafta sonları da çalıştırılabilir. Çalışma süreleri, komisyonun uygun görmesi halinde aylık çalışma süresini ve günlük sekiz saati aşmayacak şekilde birleştirilebilir. Bu halde çalışma süresi haftalık kırk saati geçemez.
(3) Yükümlülüğün infazı, hükümlünün müdürlüğe başvurmasından itibaren otuz gün içinde başlatılır, belirlenen sürenin sona ermesiyle, her halde koşullu salıverme süresinin tamamlanmasıyla sona erer. Kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma yükümlülüğü bu Yönetmelikte belirtilen özel nedenler hariç kesintisiz olarak uygulanır.
(4) Hükümlüler, bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde, bireysel olarak veya bir görevlinin nezaretinde grup halinde çalıştırılabilirler. Bu yükümlülük, müdürlük tarafından açılması sağlanan meslek edindirme kurslarında da yerine getirilebilir. Bu durumda hükümlünün kursa katılım sağladığı saatler, çalışma süresinden sayılır.
(5) Hükümlülerin grup halinde çalıştırılması durumunda, çalışma yapılan yerde veya grupların başında denetim bürosunda görevli yeteri kadar denetimli serbestlik memuru bulundurulabilir.
(6) Denetim planında, hükümlünün hangi gün ve saatlerde çalışacağı, yükümlülüğün başlayış ve bitiş tarihleri belirtilir. Yükümlülüğün başlama tarihi, hükümlünün fiilen çalışmaya başladığı tarihtir.
(7) Çalıştırılacak iş belirlenirken; hükümlünün iyileştirilmesi, mesleği, becerileri, mağdurun ve toplumun güvenliği dikkate alınır. Çalıştırılacak gün ve saatler, hükümlünün işi, aile yaşamı veya eğitimi dikkate alınarak belirlenir. Hükümlünün çalıştığı iş, kurum veya yer denetimli serbestlik müdürlüğünce değiştirilebilir.
(8) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma yükümlülüğü yerine getirilirken hükümlülerin, Genel Müdürlük tarafından belirlenen reflektör yeleği giymeleri sağlanır.
(9) Hükümlünün;
a) Çalışmasına engel bir sağlık problemi olduğunu,
b) Örgün eğitime devam ettiğini,
c) Bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştığını,
ç) Kendi işini kurduğunu ve işlettiğini,
belgelendirmesi ve bu nedenle kamuya yararlı işte ücretsiz çalıştırılma yükümlülüğünün kaldırılmasını talep etmesi durumunda, ileri sürülen mazeretlerin doğruluğu ve haklılığı araştırılır. Gerekirse komisyon tarafından yükümlülüğün infazına ara verilir. Bu durumda, hükümlünün sağlık problemi, eğitime devam etme durumu, belirttiği işte bir iş sözleşmesine dayanarak çalışıp çalışmadığı ya da kurduğu ve işlettiği işi devam ettirip ettirmediği, koşullu salıverme süresinin sonuna kadar denetlenir. Hükümlünün, yanlış beyanda bulunduğunun anlaşılması veya mazeretin ortadan kalkması halinde yükümlülüğün kalan kısmının infazına devam edilir.
(10) Bu yükümlülük, müdürlüğe müracaat tarihi itibarıyla on sekiz yaşından küçük suça sürüklenen çocuklar ile sıfır-altı yaş arasında çocuğu bulunan kadınların bu durumları devam ettiği sürece uygulanmaz. Bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren, koşullu salıverilme tarihine kadar olan sürenin üçte biri kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma yükümlülüğü olarak uygulanır.
(11) Bu yükümlülük;
a) Altmış yaş ve üstü,
b) Hayatlarını yalnız başına idame ettiremeyen,
c) Doğumuna on hafta kalan hamile kadın,
hükümlüler hakkında uygulanmaz.
(1) Belirlenen bir konutta denetim ve gözetim altında bulundurulma; toplumun ve mağdurun korunması için hükümlünün belirlenen bir konuttan çıkmaması suretiyle denetimini esas alan bir yükümlülüktür.
(2) Yüksek riskli hükümlüler, denetimli serbestlik altında geçirecekleri toplam sürenin en az üçte birini konuttan çıkmamak suretiyle tamamlarlar. Bu yükümlülük, günde en az on, en fazla on iki saat süreyle yerine getirilir. Bu süre, 18:00 ilâ 08:00 saatleri arasında uygulanır. Hükümlünün konutunda bulunacağı süre ile saat aralığı, hükümlünün işi, eğitimi veya aile durumu dikkate alınarak belirlenir.
(3) Elektronik yöntemlerle takip edilmeyen hükümlüler, evde bulunduğu sürenin başlangıç ve bitiş saatleri arasında belirsiz zamanlarda denetim bürosunda görevli denetim memurları tarafından denetlenir. Bu yükümlülüğün uygulandığı hükümlülerin bilgileri denetim için ilgili kolluk birimlerine de gönderilir.
(4) Hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmasından itibaren on gün içinde yükümlülüğün infazına başlanır. Bu yükümlülük belirlenen sürenin sona ermesi ile tamamlanır. Hükümlünün risk durumunun değişmesi halinde komisyon tarafından belirlenen süre tamamlanmadan da konutta bulunma yükümlülüğü kaldırılabilir.
(5) Hükümlünün tekrar suç işleme riski, topluma veya mağdura zarar verme riskine göre daha önce karar verilmese dahi hükümlü hakkında bu yükümlülüğe sonradan karar verilebileceği gibi daha önce verilmiş olan yükümlülüğün süresi de uzatılabilir.
(6) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, 74 üncü maddedeki ilgili hükümler uygulanır.
(1) Bir bölgede denetim ve gözetim altında bulunma; toplumun ve mağdurun korunması amacıyla bir bölgede bulunmayı esas alan, belirlenen yere belirlenen tarih ve saatlerde başvurma veya belirlenen bölge sınırları dışına çıkmama yükümlülüğüdür.
(2) Hükümlüden, belirlenen tarih ve saatlerde, denetimli serbestlik müdürlüğüne, kolluğa, muhtarlığa veya müdürlüğün belirleyeceği bir kamu görevlisine başvurması istenir.
(3) Belirlenen yerlere başvurma;
a) Yüksek riskli hükümlülerin denetimli serbestlik tedbiri altında geçireceği süre içerisinde;
1) İlk üç ay her gün,
2) Üç ila altı ay arası haftada üç gün,
3) Altı aydan sonra haftada iki gün,
b) Orta riskli hükümlülerin denetimli serbestlik tedbiri altında geçireceği süre içerisinde;
1) İlk üç ay haftada dört gün,
2) Üç ila altı ay arası haftada iki gün,
3) Altı aydan sonra haftada bir gün,
c) Düşük riskli hükümlülerin denetimli serbestlik tedbiri altında geçireceği süre içerisinde;
1) İlk üç ay haftada iki gün,
2) Üç aydan sonra haftada bir gün,
olarak uygulanır.
(4) Bu yükümlülük, hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmasından itibaren on gün içinde başlar, koşullu salıverme süresinin sona ermesi ile tamamlanır.
(5) Bu yükümlülük; ağır bir hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız başına idame ettiremeyen hükümlüler hakkında uygulanmaz.
(6) Bu yükümlülük, yüksek riskli hükümlüler bakımından belirlenen bölge sınırları dışına çıkmama şeklinde de belirlenebilir.
(1) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme; hükümlünün suç işlemesine veya suça yönelmesine etkisi bulunan yerlere gitmekten yasaklanmasını, özellikle çocukların ve suç mağdurunun korunmasını amaçlayan bir yükümlülüktür.
(2) Bu yükümlülük; hükümlünün, çocuklara, topluma ve mağdura karşı zarar verme riski ile işlediği suçun özelliklerine göre diğer yükümlülüklerle birlikte verilebilir. Yasak getirilen yer veya bölge ile yasaklama süresi denetimli serbestlik müdürlüğünce takdir edilir.
(1) Belirlenen programlara katılma; hükümlülerin iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması için ihtiyaç duydukları ve denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenen, bireysel görüşme, grup çalışması, tedavi ve iyileştirme programları, diğer kurumlarca yürütülen meslek ve sanat edindirmeye yönelik faaliyetler, seminer, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler, sivil toplum kuruluşlarınca kamu yararına yürütülen program ve çalışmalara katılma yükümlülüğüdür.
(2) Bu yükümlülük, ihtiyacı tespit edilen her hükümlü hakkında uygulanır ve hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmasından itibaren en geç üç ay içinde başlar, belirlenen sürenin veya program ya da programların tamamlanması ile sona erer.
(3) Hükümlü hakkında yapılan risk ve ihtiyaç değerlendirmesine göre hükümlünün herhangi bir eğitim ve iyileştirme programına katılmasının gerekmediğinin değerlendirilmesi halinde bu durum denetim planının rehberlik ve iyileştirme bölümüne açıkça yazılır.
(1) Yabancı uyruklu hükümlülere ait bilgiler, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla karşı çıkmaması hâlinde hükümlünün vatandaşı olduğu devletin diplomatik temsilcilik veya konsolosluğuna bildirilir.
(2) İçişleri Bakanlığının ülkede kalmasında sakınca olduğunu bildirdiği yabancı uyruklu hükümlüler hakkında denetimli serbestlik tedbiri olarak, koşullu salıverilme tarihine kadar ülke sınırları içine girmeme yükümlülüğü verilerek hükümlü sınır dışı işlemlerine esas olmak üzere kolluğa teslim edilir. İçişleri Bakanlığının ilgili birimi ile yapılan yazışmada hükümlünün ülke sınırları içerisine girdiğinin tespit edilmesi halinde derhal müdürlüğe bilgi verilmesi istenir.
(1) Hükümlünün;
a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi,
b) Hakkında belirlenen;
1) Yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi,
2) Denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına uymamakta ısrar etmesi,
3) Denetimli serbestlik personelinin uyarı ve önerilerine uymamakta ısrar etmesi,
4) Denetim planında yükümlülüklerin infazına ilişkin belirlenen kurallara uymamakta ısrar etmesi,
c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi,
hâlinde, komisyonun kararı üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi, infaz hâkiminden talep edilir. İnfaz hâkiminden karar gelene kadar, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilir.
(2) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, komisyonun kararı üzerine, infaz hâkiminden hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi talep edilir.
(3) Başka bir mahkûmiyet kararı nedeniyle ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün kaydı kapatılarak, 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin uygulanabilmesi yönünden toplama kararı alınması ve müteakip infaz işlemlerinin buna göre yapılması amacıyla dosya hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumuna gönderilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına iletilir.
(1) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen ve koşullu salıverilmesine bir aydan az süresi kalan hükümlüler hakkında vaka sorumlusu tarafından, salıverme öncesi değerlendirme raporu hazırlanmasına başlanır. Hazırlanan raporda hükümlünün denetimli serbestlik altında geçen süre içerisinde tutum ve davranışlarıyla kurallara ve yükümlülüklere uyumundaki gayret ve çabası değerlendirilir.
(2) Salıverme öncesi değerlendirme raporunda; suçun mağduru bakımından tehlike oluşturan veya tekrar suç işleme riski yüksek bulunan hükümlüler hakkında, koşullu salıverme sonrası denetim süresi içerisinde yükümlülük belirlenmesi önerilir.
(3) Koşullu salıverme tarihine kadar olan süresini, yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranarak geçiren hükümlünün salıverme öncesi değerlendirme raporu ile infaz dosyası, 5275 sayılı Kanunun 107 nci ve 108 inci maddelerine göre işlem yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla infaz hâkimliğine gönderilir.
(4) Koşullu salıverme süresinin sonunda yükümlülüğün uygulanmasına son verilir, ilgili infaz hâkiminin kararı üzerine kayıt kapatılır.
(5) Askerlik çağına giren ve askerliğini yapmamış hükümlülerin koşullu salıverilmeleri halinde durum, kayıtlı bulundukları askerlik şubesine bildirilir.
(1) Koşullu salıvermede denetim altına alma; infaz hâkimliği tarafından koşullu salıverilmesine karar verilen hükümlü hakkında salıverme sonrası denetim süresi içerisinde tedbir veya yükümlülük uygulanmasına karar verilmesidir.
(2) Koşullu salıverilen hükümlüler hakkında infaz hâkimliği tarafından;
a) Bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılma,
b) Eğitim kurumuna devam etme,
c) Rehberlik çalışmalarına katılma,
ç) Denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek diğer yükümlülüklere tabi tutulma,
kararı verilebilir.
(3) Hükümlüler hakkında koşullu salıverme sonrası için belirlenen tedbir veya yükümlülüklerin yerine getirilmesinde, hükümlünün toplum içinde denetimi, takibi ve iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülür.
(4) Yükümlülük kararının yerine getirilmesi sırasında; hükümlünün işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olması veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararının geri alınması için infaz hâkimliğinden talepte bulunulur, koşullu salıverme kararının geri alınması veya yükümlülüğün kaldırılması durumunda dosya kapatılır.
(1) Gözetim altında ücret karşılığında çalıştırılma yükümlülüğü; koşullu salıverilen hükümlünün, infaz hâkimliğince belirlenen denetim süresinde, infaz kurumunda veya denetimli serbestlikte öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında çalıştırılmasıdır.
(2) Bu yükümlülük, denetim süresi içerisinde yerine getirilir. Yükümlülük, kişinin çalışmaya başlamasıyla başlar, infaz hâkiminin belirlediği sürenin veya denetim süresinin sona ermesiyle ya da infaz hâkiminin yükümlülüğü kaldırmasıyla sona erer.
(3) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, 59 uncu ve 65 inci maddelerdeki ilgili hükümler uygulanır.
Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez Politikası