Vekaletin sona ermesi üzerine vekil, vekalet verene ait olan ve elinde bulunan her şeyi iade etmekle yükümlüdür. Vekilin hesap verme yükümlülüğü devam eder.
Vekalet, aksi belirtilmedikçe, vekalet verenin işlerini yürütmek için gerekli bütün işlemleri kapsar. Ancak vekil, özel yetki verilmedikçe dava açamaz, sulh olamaz, tahkim sözleşmesi yapamaz, bağışlama yapamaz ve taşınmazı devredemez.
Kredi mektubu, mektup gönderenin gönderilene bir üst sınır belirleyerek veya belirlemeksizin, kredi mektubundan yararlanacak belirli kişiye istemde bulunacağı miktarda para ve benzeri şeyleri verme konusundaki vekâletini içeren belgedir. Kredi mektubu, vekâlet sözleşmesi ve havale hükümlerine tabidir.
Üst sınır belirlenmeksizin verilmiş olan kredi mektubunda mektuptan yararlanacak kişi, bu mektupla ilgili olanlar arasındaki ilişkiye açıkça uygun olmayan fazla bir istemde bulunursa mektup gönderilen, durumu gönderene bildirmek ve cevap alıncaya kadar ödemeyi ertelemek zorundadır.
Kredi mektubuyla verilen vekâlet, ancak gönderilen tarafından belirli bir miktar için kabul edildiği takdirde geçerli olur.
Bir kimse kendi adına ve hesabına kredi emri verenin sorumluluğu altında bir üçüncü kişiye kredi açmak veya krediyi yenilemek için emir almış ve kabul etmişse, kredi emri verilen vekâletini aşmadıkça emri veren, kredi borcundan kefil gibi sorumlu olur. Ancak, kredi emri yazılı olmadıkça emri veren sorumlu olmaz.
Kredi emrini veren, kredi emrinden yararlananın ehliyetsizliğini ileri sürerek kredi emri verilene karşı sorumluluktan kurtulamaz.
Kredi emri verilen, kredi emrinden yararlanana kendiliğinden önel verir veya kendisine talimat verildiği hâlde kredi emrinden yararlanana başvurmayı ihmal ederse, kredi emri veren sorumluluktan kurtulur.
Kredi emri veren ile kredi emrinden yararlanan arasındaki ilişkiye, kefil ile asıl borçlu arasındaki ilişkiyi düzenleyen hükümler uygulanır.
Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.
Kefalet; adi kefalet, müteselsil kefalet, birlikte kefalet, kefile kefil ve rücua kefil olmak üzere türlere ayrılır. Adi kefalette alacaklı önce borçluya başvurmalıdır. Müteselsil kefalette ise alacaklı doğrudan kefile başvurabilir.
Kefil, borçlunun borcunun aslı ile birlikte, borçlunun kusurundan veya temerrüdünden doğan zararları, işlemiş faizleri ve takip masraflarını ödemekle yükümlüdür.
Kefalet, belirli veya belirsiz süreli olabilir. Belirli süreli kefalette, sürenin bitiminde kefalet sona erer. Belirsiz süreli kefalette, kefil belirli şartlarla kefaletten kurtulabilir.
Adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça kefile başvuramaz. Ancak borçlunun aczi veya iflası halinde doğrudan kefile başvurabilir.
Müteselsil kefalette alacaklı, borçluya başvurmadan doğrudan kefile başvurabilir. Kefil, müteselsil kefil olduğunu yazılı olarak belirtmelidir.
Kefil, borçluya ait def`ileri alacaklıya karşı ileri sürebilir. Borçlunun ölümü veya iflası halinde dahi bu hak devam eder.
Birden fazla kişi aynı borca kefil olursa, her biri kendi payından adi kefil, diğerlerinin payından kefile kefil sayılır. Ancak müteselsil kefalet kararlaştırılmışsa, her kefil borcun tamamından sorumludur.
Kefile kefil, asıl kefilin alacaklıya karşı yükümlülüğüne kefil olan kişidir. Kefile kefil, asıl kefille birlikte sorumludur.
Rücua kefil, borçlunun kefile rücu borcuna kefil olan kişidir. Rücua kefilin sorumluluğu, kefilin borçluya rücu hakkına bağlıdır.
Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, alacaklının haklarına halef olur ve borçluya rücu edebilir.
Kefil, kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra, borçlunun mali durumunun önemli ölçüde bozulması halinde kefaletten dönebilir.
Kefalet, asıl borcun sona ermesiyle kendiliğinden sona erer. Ayrıca kefalet süresinin dolması veya kefilin ölümü ile de sona erer.
Kefile karşı alacak, asıl borcun muaccel olduğu tarihten itibaren on yılda zamanaşımına uğrar.
Kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olduğu azami miktarın belirtilmesi şarttır. Kefilin evli olması halinde eşinin yazılı rızası aranır.
Kefalet sözleşmesinde, kefil evli ise, eşinin yazılı rızası alınmadıkça kefalet geçerli olmaz. Bu hüküm, tacirler ve şirket yöneticileri hakkında uygulanmaz.
İleride doğacak bir borca kefalet, ancak borcun doğumu anında belirlenebilir olması halinde geçerlidir.
Kefalet sözleşmesi, kefilin lehine yorumlanır. Kefaletin kapsamı dar yorumlanır.
Kefalet; kefilin el yazısıyla sorumlu olacağı miktarı, tarihi ve imzasını içermelidir. Kefalet sözleşmesi, açık ve anlaşılır olmalıdır.
Kefilin, adi kefil mi yoksa müteselsil kefil mi olduğu sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Belirtilmezse adi kefalet hükümleri uygulanır.
Belirli süreli kefalette sürenin bitiminde kefalet sona erer. Sürenin on yılı aşması halinde, kefil on yılın sonunda kefaletten kurtulabilir.
Kefil, asıl borcu ve fer`i borçları (faiz, masraf) ödemekle yükümlüdür. Ancak kefilin sorumluluğu, kefalet sözleşmesinde belirtilen miktarı aşamaz.
Kefil, alacaklıya yaptığı ödeme oranında borçluya rücu edebilir. Rücu hakkı, ifa anından itibaren işlemeye başlar.
Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez Politikası