Türkiye Cumhuriyeti dahilinde gerek vakıf suretiyle gerek mülk olarak şeyhının tahtı tasarrufunda gerek sair suretle tesis edilmiş bulunan bilcümle tekkeler ve zaviyeler sahiplerinin başka suretle hakkı temellük ve tasarrufları baki kalmak üzere kamilen seddedilmiştir.