Bu Kanun, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır. Türk Ticaret Kanunu hükümleri, Medeni Kanundan ve Borçlar Kanunundan önce uygulanır.
Ticari hükümlerle düzenlenmiş konularda, ticari örf ve adet, tacirler arasında, ticari hükümlerden sonra uygulanır. Ticari hükümlerin yorumlanmasında da ticari örf ve adet göz önünde tutulur.
Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Her iki taraf için de ticari iş sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya miktarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi, tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
(Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
Ticari hükümler koyan kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri, kanunda aksine düzenleme yoksa, sözleşme ile değiştirilemez.
İki veya daha fazla kişi, içlerinden birinin ticari işletmesiyle ilgili bir borca birlikte kefil olmuşlarsa, müteselsil kefalet hükümleri uygulanır.
Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Üç ayı aşan süreler için bileşik faiz yürütülebilmesi, sözleşmenin tacirler arasında yapılması ve her iki taraf için de ticari iş niteliğinde olması şartına bağlıdır.
Ticari işlerde temerrüt faizi, Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerine tabidir. Ancak, faizin miktarı ve başlangıcı taraflarca kararlaştırılabilir.
Kanunen veya sözleşme ile belirlenmiş olmadıkça, ticari işlerde faiz, vadenin bitiminden itibaren işlemeye başlar.
Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.
Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir.
Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
Küçük ve kısıtlılara ait ticari işletmenin, bunlar adına yasal temsilcileri tarafından işletilmesi halinde, tacir sıfatı yasal temsilciye ait değildir. Ancak, kanuni temsilcinin izni ile bir ticari işletmeyi işleten küçük ve kısıtlılar tacir sayılır.
Kişisel durumları ya da yaptığı işin niteliği nedeniyle yahut hukuka aykırı fiillerinden dolayı kanunen ticaret yapmaktan menedilmiş olanlar tacir olamaz.
İster gezici olsun ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.
Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılır.
Donatma iştiraki, müşterek donatma iştiraki şeklinde kurulur ve tacir sayılır.
Tacir sıfatı aşağıdaki hükümleri doğurur:
a) Tacir, ticaret unvanı seçmeye ve kullanmaya, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmeye, ticari defterleri tutmaya zorunludur.
b) Tacir, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlüdür.
c) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihtarlar veya ihbarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi tacir, işlem yapıldığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.
Taraflardan yalnız biri için ticari iş sayılan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.
Tacir olan veya olmayan kimse, ticari işletmesini ilgilendiren bir iş veya hizmet görmüşse, uygun bir ücret isteyebilir. Borçlu da, yaptığı iş veya hizmet için uygun bir ücret isteyebilir.
Ticari işletmesi gereği, bir mal satmış, üretmiş veya bir iş görmüş yahut bir hizmet sağlamış olan tacir, diğer tarafa fatura vermek ve faturayı alan da, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturaya itiraz etmezse içeriğini kabul etmiş sayılır.
Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasından ve 525 inci maddesinden yararlanamaz.
Bu Kanundaki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki ticari satış ve mal değişimlerinde, Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Ancak, tacirler arasındaki ticari satışlarda, alıcının temerrüdü halinde, satıcı mahkemeden malın satışına izin verilmesini isteyebilir.
Ticaret sicili, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının gözetim ve denetiminde, ticaret ve sanayi odaları veya ticaret odaları bünyesinde kurulan ticaret sicili müdürlüklerince tutulur. Her il merkezinde bir ticaret sicili müdürlüğü bulunur.
Ticaret sicili müdürlükleri, sicil işlemlerini elektronik ortamda yürütür.
Tescil edilecek hususlar şunlardır: Ticaret unvanı ve işletme adı, merkez ve şubeler, işletmenin faaliyet konusu, tacirin kimlik bilgileri, ticari temsilciler ve vekiller gibi.
Tescil, ilgililerin veya temsilcilerinin istemi üzerine yapılır. Resen tescil halleri kanunda özel olarak düzenlenmiştir.
Tescil isteminde bulunabilecek kişiler kanunda belirtilmiştir. Şirketlerde tescil isteğini, şirketi temsile yetkili kişiler yapar.
Tescil, yetkili sicil müdürlüğüne yazılı veya elektronik olarak yapılır. Tescil isteminde, tescili gereken hususların belgelendirilmesi zorunludur.
Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez Politikası