Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Herhangi bir idari işlem veya kararın yerine getirilmesinden doğan zararlardan dolayı idare sorumludur.
Danıştay ve mahkemelerin nihai kararları taraflara tebliğ edildikten sonra, taraflardan her biri kararın kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde kararda, kısmen veya tamamen, tereddüt varsa; aydınlatılmasını ya da kararın gerektirdiği işlemlerin neler olduğunun gösterilmesini isteyebilir. Açıklamaya dair verilen kararlar, karar düzeltme ve temyiz süresini etkilemez.
İdare ve vergi mahkemeleriyle bölge idare mahkemeleri, Danıştay ve kurulların nihai kararlarında, tarafların adı, soyadı ve sıfatı ile imza ve yazı yanlışları gibi açık hatalar, mahkeme veya Danıştay'ca re'sen veya ilgililerin istemi üzerine düzeltilir.
Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davayı takip yetkisi, teminat, mukabil dava, keşif, bilirkişi, tanık, feragat ve kabul, ıslah, delillerin tespiti, bağlantılı davalar, istinaf ve temyiz gibi konularda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.
Vergi uyuşmazlıklarında, vergi davası açılmadan önce idareye başvuru süreleriyle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu hükümleri saklıdır.
Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanunda yetki hususunda ayrı hüküm bulunmadıkça, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
Kamu görevlilerinin atanma, nakil, görevden uzaklaştırma ve benzeri özlük haklarına ilişkin işlemlerden doğan davalarda, kamu görevlisinin görevli olduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili idari davalarda, taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
Taşınır mallara ilişkin idari davalarda, malın bulunduğu veya işlemin yapıldığı yer idare mahkemesi yetkilidir.
Tam yargı davalarında, dava konusu olan idari işlem veya eylemin yapıldığı veya zararın meydana geldiği yahut gelmesinin muhtemel bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. Davalı idarenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Aynı dilekçe ile açılabilen davalarda, yetkili mahkemenin tespitinde, bunlardan birisi hakkında yetkili olan mahkeme yetkili sayılır.
Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına, aynı konuda, aynı sebebe dayanan ve aynı taraflar arasındaki diğer bir dava engel değildir. Mahkeme yetkili olmasa bile, açılan davada yetkili mahkemeyi belirleyerek dosyanın bu mahkemeye gönderilmesine karar verir.
Danıştay'da açılan davalar arasında bağlantı bulunduğu takdirde, konunun Danıştay ilgili dava daireleri veya kurullarında görüşülmesine Danıştay Başkanlar Kurulunca karar verilebilir.
Bölge idare mahkemesinin yargı çevresi içinde bulunan idare ve vergi mahkemeleri arasında bağlantı bulunduğu takdirde; konunun belli bir mahkemede görüşülmesine, bölge idare mahkemesince karar verilir.
Bağlantının bulunmadığı kanısına varan mahkeme, dosyayı bölge idare mahkemesine gönderir. Bölge idare mahkemesince verilecek kararlar kesindir.
Bağlantılı davalar, ilk açılan davanın görüldüğü mahkemede birleştirilir. Bağlantılı olduğu kanısına varılan davaların birleştirilmesi, yetkili mahkemeye ait olup, bu husustaki karar, ilgili mahkemelerce de verilebilir.
Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi halinde, dilekçenin Danıştay veya ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilir.
Dava dilekçelerinin görevli veya yetkili olmayan mahkemeye verilmesi halinde, davanın açıldığı tarih, görevsiz veya yetkisiz mahkemeye başvuru tarihi olarak kabul edilir.
Davanın görüldüğü mahkemenin davaya bakmasına hukuki veya fiili bir engel çıkması halinde, yargı çevresinin içinde bulunduğu bölge idare mahkemesince bu davanın başka bir mahkemeye nakline karar verilir.
İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir.
İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusu, kararın yazılı olarak tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılır.
Konusu beşbin Türk Lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına, bölge idare mahkemelerinin yukarıdaki maddede belirtilen istinaf incelemesi üzerine verdikleri kararlarına karşı, otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabilir.
Danıştay dava dairelerinin aşağıdaki kararlarına karşı temyiz yoluna başvurulamaz:
a) İptal davalarında, kanunun uygulanmasında birliği bozmayan kararlar,
b) Konusu beşbin Türk Lirasını geçmeyen tam yargı davaları hakkındaki kararlar,
c) Aynı uyuşmazlığa ilişkin daireler kurulunca daha önce verilmiş bir karara uygunluk gösteren kararlar.
Temyiz dilekçesi, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde, kararı veren Danıştay dava dairesine, bölge idare mahkemesine veya idare ve vergi mahkemesine verilir. Temyiz dilekçesi, kararın hangi sebeplerle hukuka aykırı olduğu belirtilerek düzenlenir.
Karar, hukuka uygun bulunursa tasdik, aksi halde bozma kararı verilir. Kararın, kanunun uygulanmasında yanlışlık gösterilmiş olması, eksik incelemeye dayanması veya usul hükümlerine aykırı olarak verilmiş bulunması, bozma sebepleridir.
Temyiz incelemesi sonucunda verilen kararlar, ilgili mahkemeye gönderilir ve taraflara tebliğ edilir.
Temyiz incelemesi sonucunda verilen karar üzerine, dosyanın gönderildiği mahkemece, temyiz kararına uygun yeni bir karar verilir. Temyiz kararında, bozma sebepleri gösterilir ve mahkemece bu sebeplere uygun inceleme yapılır.
Kanuni süre geçtikten sonra verilen temyiz dilekçeleri reddolunur.
Sürenin geçmesinden sonra yapılan temyiz istemleri, gecikmenin kabul edilebilir bir özre dayandığı belgelenmişse incelenebilir.
Temyiz yoluna başvurulmuş olması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, ilgili Danıştay dava dairesi, temyiz incelemesi sonuna kadar, kararın yürütülmesinin durdurulmasına karar verebilir.
Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıdaki sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir:
a) Karara etkisi olan bir tahrifat veya sahtelik ortaya çıktığında,
b) Kararın dayandığı bir ilam hükmü bozulup kaldırıldığında,
c) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine karar verildiğinde,
ç) Kararın, insanlık dışı bir suçtan dolayı verilen mahkumiyet kararına dayandığı anlaşıldığında,
d) Karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı verildiğinde... gibi hallerde.
Danıştay dava daireleri ve kurullarınca verilen kararlar hakkında, taraflar, kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde kararın düzeltilmesini isteyebilir.
Kararın düzeltilmesi istenebilmesi için; kararın esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması, bir kararda birbirine aykırı hükümler bulunması, kararın usul ve kanuna aykırı bulunması hallerinden birinin mevcudiyeti şarttır.
Yargılamanın yenilenmesi ve karar düzeltme dilekçeleri, verilecek kararların niteliğine göre, ilgili Danıştay dava dairesine veya kuruluna, idare ve vergi mahkemesi başkanlıklarına verilir.
Danıştay Başkanı, başsavcı, daire başkanları ve üyeleri, belirli durumlarda çekinebilir veya taraflarca reddedilebilir.
İdare ve vergi mahkemesi başkan ve üyeleri hakkında da HMK hükümlerine göre ret sebepleri uygulanır. Ret istemi, ilgili mahkemece incelenerek karara bağlanır.
Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Çerez Politikası